İçerik Pazarlamasında Dengeyi Nasıl Sağlarsınız?

By | content, DIGITAL, Internet, SOCIAL MEDIA | No Comments

İçerik Pazarlamasında Dengeyi Nasıl Sağlarsınız?

İçerik pazarlaması, ince bir ip üzerinde bazen tehlikeli rüzgârların etkisi ile yürümek gibi hissettirebilir. Bir taraftan marka tanıma ihtiyacınız var; izleyiciler, beğeniler, paylaşımlar, ifadeler vs. Aslında biz reklamcılara iyi hissettiren tüm ölçümler… Diğer taraftan, etkileşimler, leadler, dönüşümler ve etkinliği kanıtlamanın gerekliliği… Yani satış departmanı ile karşı karşıya geldiğimiz anlar. Sonuç olarak, pazarlamanın daha veriye dayalı hale gelmesi yüzünden pazarlamacılar giderek yaptıkları katkıyı kanıtlamak zorunda tutulmaktadır.

Tüm bu etkenler dengeyi tutturmakta zorlanmanıza neden olur. Bazen bir taraftan diğerine doğru sallanır, rüzgarın savurduğu yöne doğru gidebilirsiniz. Sadece ayakta durmaya çalışıyorsanız da ilerlemeniz oldukça zor. İyi haber, doğru dengeyi bulduktan sonra hızlı bir şekilde yol alabilirsiniz. Daha da ilerleme kaydetmek için küçük düzenlemeler yapabilirsiniz. Doğru kitle için içerikleri cazip hale getirebilir ve satın alma kararı vermelerine yardımcı olabilirsiniz.

İki dengesiz yolu inceleyelim ve sağlıklı bir dengeyi nasıl sağlayabileceğimizi konuşalım.

1: Huninin Üstüne Odaklanın

Pazarlamada AIDA modeli üzerinden düşünecek olursak, huninin geniş ağzında daha çok insan olduğunu görürüz. Bu modelde daha çok insan üzerinden gittiğimizi düşünelim ve huninin bu ağzını kullanalım. Böylece daha çok insan ulaşır, tıklamalar ve paylaşım için maksimize edilmiş içerik oluşturursunuz, diye düşünebilirsiniz.

Şöyle ki, çalıştığınız şirket özel üretim dizlik yapıyor olsun. Siz de bu marka için bir köpeğin havuza atladığı trend bir video görüyor ve derleme bir video content hazırlayarak takipçilerinizle paylaşıyorsunuz. Harika bir video ve viral olarak da yayılıyor. Ancak sorun şu ki, içerik ürettiğiniz ürün ile temas etmiyorsa, yanlış hedef kitle ile muhatap oluyorsunuz demektir.

Sonuç olarak, content’i izleyenlerden ikinci adıma geçmesini isteyemezsiniz çünkü gerçek amacınıza baktığınızda ilk adımı atmamışlardır.

2: Huninin Altına Odaklanın

Şu durumda geniş ama alakasız bir kitleyi çekmek işe yaramaz. Onu diğer uca götürelim ve ürününüzle ilgilenen bildiğiniz insanlara odaklanalım, ne dersiniz? Böylece içeriğiniz üzerinden doğrudan bir satın alma kararına gitme olasılıkları daha yüksek olacaktır.

Bu, özel üretim dizlik için ihtiyacı olan insanları ikna eden bir içerik oluşturmak demektir. Dizlerinizi hassasiyetle saran dizlikleri vurgulayan videolar. Üretimde kullanılan tekstil materyalleri ile ilgili kumaşın yumuşaklığına vurgu yapan mesajlar. Böylece sizin zaten takipçiniz olan kişiler başka bir marka satın almayacaktır.

Ancak piyasada kaç kişi var? Kaç kişi sizin ürettiğiniz dizliği gördü? Dizinde sıkıntı yaşayan ekstra kaç kişiye ulaşabildiniz? Bu yaklaşım, potansiyel kitlenizin bir kısmını yakalayabilir, ancak çoğunluğu dışarıda bırakır.

Etkin Bir İçerik Dengesi için 4 İpucu

Bu anlattıklarımıza göre bu iki yaklaşım ile ip üzerinde dengede kalmanızın mümkün olmadığını görmüş olmalısınız. Peki, ip üzerinde dengenizi bulup, nasıl koşmaya başlayacaksınız? Bunun için huni yaklaşımını kullanacağız. Pazarı bir huni içerisinde düşünün AIDA modelinde olduğu gibi…

1: Kendi kitlenizi doğru tanımlamalısınız.

Huninin neresinde olursa olsun, oluşturduğunuz her içerik kitlenizle bir şekilde ilişkili olmalıdır. Ancak bu, kitlenizin kim olduğunu net bir şekilde tanımlamanız, aynı zamanda kitlenizin kim olmadığını da tanımlamanızla mümkün olacaktır. En ucuz dizliği isteyenler için içerik oluşturmayın. Onlar hedef kitleniz değil. Öncelikle teklifinize değecek muhtemel kişilere odaklanın.

2: İçeriğinizde ürün olmalı ama ne kadar?

Çoğu marka, huninin alt kısmında bir kitleye sahip ve bu kitle sayesinde marka ile ilgili content’ler ile gelir elde edebilir. Ancak sadece huninin alt kısmına değil diğer basamaklarına da dokunmanız gerekir. Yapmanız gereken içeriğinizi de bir huni gibi düşünmek. Huninin ucunda yer alan kitle dışındaki kitleye ulaşırken de mutlaka üründen bahsetmelisiniz ancak o kitleye neden şimdiye kadar ulaşamadığını düşünüp dizliğin farklı yönlerinden de bahsetmek gerek.

3: Hunide yer alan hedef kitleyi unutmayın.

“Dizimde ağrı var ama sorun değil…” ya da “Spordan sonra iyi bir dizlik işime yarardı”… Unutmayın,  huninin ortasında potansiyel bir hedef kitle yer alıyor. Markanızı piyasada bir otorite olarak konumlandırıp, ürün ile ilgili faydalı bilgiler sağlayarak, kitlenizin hayatlarını nasıl iyileştireceğini göstererek güven kazanırsınız. Huni kalabalık ve farklı ihtiyaçlara sahip, içerikleriniz de çeşitli olmalı ve farklı çözümler yaratmalı.

4: Ana Sayfa’yı Dönüşüm Hunisi İçeriğinin Altına Taşı

İyi dengelenmiş bir içerik planında, içerik hunisi ve hedef kitle hunisi zıt şekilde çalışacaktır. İlk içeriğiniz ürün ile alakalıydı ve huninin ucundaki hedef kitlenize sesleniyordu. Orta içeriğiniz orta hunideki hedef kitlenin farklı ihtiyaçları olabileceğini öngördü ve daha ileri gitti. Şimdi, doğrudan farklı kitle segmentlerine konuşan birkaç başka konsepte ihtiyacınız var. Her bir konsept, kişinin neden dizlik kullanımını bir çözüm olarak görmesi gerektiğini anlatmalı. Burada dayanıklılık testleri, dizliğin farklı kullanım alanları, farklı markalar yerine neden sizin markanız tercih edilmeli gibi… Böylece huninin ağzındaki kitleye de kendinizi gösterebilirsiniz.

Dengenizi kontrol edin!

İçeriğinizin dengeli olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? Analiz yapın. Arama sonuçlarında tonlarca gösterim elde ederken, hiçbir tıklama gelmezse veya sayfa trafiği elde ederken, e-mail toplayamıyorsanız; içerikleriniz daha çok huninin geniş ağzı ile alakalı olmalıdır. Aksi durumda yüksek bir dönüşüm yüzdesiniz varsa ancak toplam trafiğiniz azsa, huninin altına çok odaklısınız. Potansiyel müşterilerinize ihtiyaç duydukları şeyi daha iyi verecek şekilde ayarlamalar yapmaya devam edin. İçeriğinizi dengelediğinizde, trafik ve dönüşüm artışı bulma ihtimaliniz yüksektir.

.

5 Tüyo İle İçeriklerinizi Güçlendirin!

By | content, DIGITAL, SOCIAL MEDIA | No Comments

5 Tüyo ile İçeriklerinizi Güçlendirin! 

Trendlerin çok hızlı değiştiği internet dünyasında içeriklerinizi nasıl zirveye taşıyabilirsiniz?

Herkes tarafından konuşulacak bir içerik üretmek için fikirleriniz özgün olmalı ve çalışmalarınız aceleye getirilmemiş olmalıdır. Aceleye getirilmiş bir içerikte iyi bir analiz yapılmadığı için içeriğiniz kitlelere ulaşamayacaktır. En fazla bir saman alevi gibi çok kısa süreliğine parlayıp internetin mezarlıklarına doğru yola çıkacaktır.

Trendlerin çok hızlı değiştiği internet dünyasında içeriklerinizi nasıl zirveye taşıyabilirsiniz?

U.CAN.BE Digital

İçeriklerinizi takip edenlerin kalplerini fethetmek istiyorsanız, hedef kitlenizi iyi tanımalısınız, onların ne isteyeceklerini bilmelisiniz. Okuyucularınızı mutlu etmek için onlara bol bol sürpriz yapmalı, onları şaşırtmalı, onları heyecanlandırmalısınız. Şeytanın bile aklına gelmeyeceği yaratıcı fikirlerle insanları internette tutabilir ve onlara cennetteymiş gibi hissettirebilirsiniz. Şimdi bunun için gerekli olan 5 önemli tüyoya geçelim.

1-Sürekli Araştırın

Mükemmel yani yaratıcı bir içerik oluşturmak için önce bilgi toplamak gerekir çünkü bilgi yoksa fikir de yoktur.  Bu yüzden nasıl bir kitleye hitap edecekseniz kitlenizin neleri sevip neleri sevmediğini, neleri sahiplenip neleri kabullenmediğini bilmelisiniz. Kitlenizi daha iyi tanımak için Google analitik bilgilerinden müşteri anketlerine kadar her kaynağı bir gözden geçirin ve cevaplanmamış sorular var mı yok mu bunları keşfedin. Bu şekilde kendinize yeni bir içerik konusu bulabilirsiniz.

2-Farklı Ol

Önceki çalışmalarınıza bir göz atın; yüksek ihtimal bazı içeriklerinizin neredeyse birbirinin aynısı olduğunu göreceksiniz.  Bir çalışmaya kardeş bir çalışma yapmak güzeldir, çalışma yalnız kalmaz önceki yazıdan kalan eksikler giderilebilir. Kardeş yazının böyle bir avantajı var ama gidip de aynı yazıları aynı fikirleri farklı bir malmış gibi satmak okuyucularınızı bunaltacaktır. Çünkü kimse zamanını tekrarlayan bir yazıya ayırmak ve kandırılmak istemez. Bu yüzden her zaman özgün olunmalı ve farklı bir fikirle bir sanatçı titizliğiyle içeriklerinizi hazırlamalısınız.

Çalışmalarınıza yenilik katmak için mesela ekibinize yeni bir insan katın. Yeni bir ses, yeni bir soluk demektir. Ya da okuyucularınızla sohbet edin, onlara sorular sorun ya da onlar size soru sorsunlar siz cevaplayın (bu konuşmayı yüz yüze yaparsanız daha iyi olur) ve konuşmayı podcast için kaydedin.

İnsanlara beklemedikleri anlarda sürpriz yaparak ulaşın. Örneğin; kitlenizden bazı insanları seçin, seçtiğiniz kişinin en yakın arkadaşlarını bulun ve onlarla ortak bir çalışma yapın. İçeriği o arkadaşlar seçtiğiniz insana okusun, onlar seslendirsin ya da seçtiğiniz kişi tatlı bir kurban olsun ve arkadaşları ona bir şaka yapsınlar veya kendisiyle alakalı hoş bir içerik hazırlanıp kendisini sokakta birkaç afişte görsün vb… Daha sonra bu çalışmayı da kameraya çekin ve sosyal medyada yayınlayın. Yani her zaman yapılan işlerden farklı olun tabii daha iyi bir fikriniz varsa onları da yapabilirsiniz.

3-Dizi Çekmek Karlıdır

Sağlam bir içerik oluşturmak için çalışmanızın pazarlanabilir olması gerekir. Bu yüzden ne kadar çok tıklanacak, okunacak, konuşulacak bir içerik hazırlarsanız cebiniz de o kadar mutlu olacaktır. İçerikleriniz ya insanları güldürmeli ya da insanları düşündürmelidir. Okuyucularınızı bilgilendirmek istiyorsanız içeriğinizin sıkıcı olmamasına dikkat edin.

Hazırladığınız içerik bir dizi gibi arka arkaya birkaç bölümden oluşsun ve yazınızın devamını belli bir zaman sonra okutun. Yani insanlar sizi sabırsızlıkla beklemeli ve bir sonraki yazınızı merak etmeliler tabii siz de sabretmeye değer bir yazı oluşturmalısınız. Çünkü aralıksız bir şekilde içerik hazırlamak insanları bir noktadan sonra sıkacaktır ve kimse o sayfalarda derin içeriklere dalmak istemeyecektir. Bu şekilde daha fazla gelir elde edeceğinize eminim.

4- Tasarım Olmazsa İçeriğin Ömrü Bir Gün…

Fikirleriniz ne kadar orijinal olursa olsun, tasarımla süslenmediyse o içeriğin ömrü bir kelebeğin ömrüne benzeyecektir. Neden kendinize her gün mutluluk vermek yerine bir kelebek gibi bir günlük mutluluğa razısınız? Hadi o kelebek onun elinde değil; ama siz insansınız ve içeriklerinizin uzun ömürlü olması için tasarıma deli gibi ihtiyacınız var. Unutmayın içeriğinizde tasarım yoksa kelebeğin ömrüyle rekabet edersiniz.

Birkaç basit önerim var. Mesela içeriğinize uyumlu GİF’ler bulmak, uygun emojileri kullanmak, caps oluşturmak; içeriklerinize hem mizah katar hem de uyumlu olur. Ya da yazı karakteriniz içeriğinizle uyumluluk göstersin, karakterler uyuşmuyorsa iyi bir hissiyat ortaya çıkmaz, uygun arka plan resimleri kullanın. Okuyucularınız içeriklere çok ama çok basit bir şekilde ulaşsın, zorlaştırmanın bir anlamı yok. İşleri kolaylaştırmak her zaman doğru bir tasarım ile mümkündür. En doğru tasarım zamanı doğru kullanmaktır, yani çalışmanız 5 dakikada değil de 2 dakikada da anlatılması mümkünse 2 dakikada anlatın. Zamanı dolu kullanmanız gerek kimse zamanının boşa gitmesini istemez. Tasarımınız genelde sade olmalı sadelikte gereksiz olan bir şey yok ve olması gereken ne varsa var demektir. Yani ne eksik ne de fazla.

5-Müşteri Haklıdır

Müşterisini dinlemeyen kaybeder. Çalışmalarınızda okuyucularınızın seslerine kulak verin. Onlar size zamanını veriyorsa siz de onlara en güzel içeriği verin. Okuyucuların sizden istediği ilk şey güvendir. Eğer okuyucular size güvenirse ve sizi samimi bulursa sizin içeriklerinizden ayrılmayı hiç düşünmeyecektir. Okuyucu size değer vermeye başlamışsa siz de onlara bir değer verin, mesela okuyucuları çalışmalarınıza ortak edebilirsiniz. Onlarla ortak bir içerik hikayesi yaratın ve ortak bir hikayeniz olsun. Ufak bir yarışma sonucu ya da bir çekiliş yaparak çalışmanıza ortak edeceğiniz bir kişiyi bulmak sizin içeriklerinizin takip edilme sayısını arttıracak ve insanlar bir çalışmanın içinde bulunmaktan büyük keyif duyacak. Ya da içeriklerinize hashtag eklemek insanların hikayelerini sizinle paylaşmasını sağlayacak ve böylece insanların size olan güveni ve samimiyeti artacak ve ‘’ben de ben de ben de bulunmak istiyorum’’ sesleri yükselmeye başlayacaktır.