Dijital Dünya Kullanıcı İstatistikleri 2017

By | Business, DIGITAL, Internet, SOCIAL MEDIA | No Comments

We Are Social ve Hootsuite tarafından hazırlanan “Digital in 2017 Global Overview” raporu yayınlandı. Bu yılın Global Digital raporunda aşağıda sözü geçen önemli noktalar bulunuyor. 2016 yılına girildiğinde dijital dünya ihtişamlı bir büyüme yaşamıştı ve bu büyüme 2017 yılında da devam etti.

  • Dünyanın yarısından fazlası artık akıllı telefon kullanıyor.
  • Dünya nüfusunun neredeyse üçte ikisinde cep telefonu var.
  • Dünyadaki web trafiğinin yarısından fazlası artık cep telefonlarından yapılıyor.
  • Dünyanın dört bir yanındaki mobil bağlantılarının %50 den fazlası artık ‘geniş bant’.
  • Dünya nüfusunun beşte birinden fazlası son 30 gün içinde alışveriş yaptı.

graphic

  • 3.773 milyar internet kullanıcısı, dünya nüfusunun %50’si
  • 2.789 milyar aktif sosyal medya kullanıcısı, dünya nüfusunun %37’si
  • 4.917 milyar özgün mobil kullanıcı, dünya nüfusunun %66’sı
  • 2.549 milyar aktif mobil sosyal medya kullanıcısı, dünya nüfusunun %34’ü

2016 yılı raporunda dijital küresel internet penetrasyonu %50’yi aştı, değişim hızı son 12 ay içinde şaşırtıcı bir şekilde artmaya devam ediyor.

  • 2015 ile karşılaştırdığımızda; 2016 yılında 354 milyon (%10) internet kullanıcısı tarafından büyüdü.
  • 2015 ile karşılaştırdığımızda; %21 kadar artan aktif sosyal medya kullanıcısı 482 milyon oldu.
  • Son 12 ay içinde özgün mobil kullanıcısı %5’lik bir büyüme ile 222 milyon oldu.

2016 yılında etkileyici bir biçimde %30’luk büyüme sağlayan mobil sosyal medya kullanıcıları 581 milyona kadar ulaştı.

graphic2

İNTERNET KULLANIMI

Analizin başında belirtildiği gibi, bu yıl ki raporun en çarpıcı sonuçlarından biri dünya nüfusunun yarısından fazlası tam da şu anda internet kullanıyor. Dahası internet kullanımı, 5 yılda %80’den fazla küresel kullanıcı ile tüm dünyada hızlanmaya devam ediyor.

Bu yıl ki rakamlar geçen yıl belirtilen internet kullanıcı sayısındaki artıştan biraz daha fazla olsa da 2016 raporunda rapor edilen 332 milyon artışa bu yıl 20 milyonluk bir artış eklenerek 354 milyon kullanıcı ile geçen yılki rakam geride bırakıldı. Ayrıca bu yıl küresel mobil internet kullanımı için rakamlar bulunuyor. En yeni veriler dünya internet kullanıcılarının %90’dan fazlasının mobil bir cihaz aracılı ile çevrimiçi olduğuna işaret ediyor. Araştırmalar; herhangi bir ülkede ‘İnternet Kullanıcısı’ için tek bir rakamın tespit edilmesinin zor olduğunu, insanların daha farklı cihazlar kullandığını ileri sürüyor. Sonuç olarak, bildirilen internet kullanıcı sayısının Facebook tarafından bildirilen son kullanıcı verilerinden düşük olduğu durumlarda, aktif Facebook kullanıcılarını internet kullanıcıları için anlamlı bir rakam olarak dahil etmişler.

graphic3

Mobilin web trafiğindeki payı bir önceki yıla oranla %30 artarken, bu artışın büyük bir kısmı dünyanın gelişmekte olan ekonomilerinden geliyor. Cep telefonlarıyla internete erişen insan sayısının son bir yılda dramatik bir şekilde artması ve diğer cihazların sunulan toplam web sayfalarının payında düşüş gözlemlendi.

graphic4

SOSYAL MEDYA KULLANIMI

2016 yılında sosyal medya kullanımı %20 oranında arttı. Özellikle son 10 yılda dünyanın en popüler sosyal medya platformu Facebook özellikle etkileyici artışlar yayınladı. Yaklaşık olarak dünya üzerinde 2,8 milyar kişinin sosyal medya kullandığını ve %91’inden fazlasının bunu mobil cihazlar üzerinden yaptığını biliyoruz. Yeni kullanıcı sayısı %21 oranında büyüdü ve 482 milyon kişi bu büyük platforma katılmış oldu.

graphic5

Sosyal medya sayıları genel olarak etkileyici. Ancak 2017’de sosyal medyadaki çarpıcı hikaye mobil kullanıcılar. Bunun sebebini mobil sosyal medya kullanımının hızlanan büyümesi ve yavaşlama belirtisi göstermemesi açıklayabilir. En yeni veriler, dünya nüfusunun üçte birinin (2.5 milyar kişi) her ay mobil cihazlar aracılığı ile sosyal medya hizmetlerine eriştiğini ve bu rakamın geçtiğimiz yılki rapora göre 581 milyon arttığını gösteriyor. Perspektif büyüme olarak baktığımızda, kabaca son 12 ayda dünya nüfusunun %8’i bu platformlarla tanıştı ve her bir saniyede 18 yeni kullanıcı kazanmaya devam eden mobil sosyal medya artmaya yavaşlamadan devam ediyor.

Sosyal Medyacı Uyan!

By | Business, DIGITAL, SOCIAL MEDIA | No Comments

Sosyal Medyacılar…

Reklam ajanslarında bazı klişeler vardır. Rahat ortam, aykırı tipler, sinema karakterlerinin dizili olduğu raflar, film afişleri ve tabii ki İngilizce&Türkçe karışımları… Yaratıcı ekibin kimseleri beğenmemesi ve ormana aykırı gitmesi de bunlardan birisidir.

Son yıllarda dijital ajanslar içerisinde yeni bir ekip ortaya çıktı. Sosyal Medyacılar! Hiçbir ekip tarafından henüz pek ciddiye alınmayan, Facebook kullanmasını bilmesi ile ön plana çıkan ve çoğunlukla 20-25 yaş arası gençlerden oluşan bu grup da yukarıda bahsettiğimiz klişeden nasibini almaktadır. Hatta yaratıcı ekip tarafından suratta hafif bir sırıtış ile karşılanan müşteri temsilcisi güzel kızlarımızın yerini artık bu ekip aldı, diyebiliriz.

Peki, kimdir bu sosyal medyacılar, ne iş yaparlar ve sorun nerededir? Sosyal medyacı markanın sosyal medyadaki birey halidir. Neden birey? Çünkü markalar sosyal medyada kurumsal değil, kişisel olarak yer alırlar. Bu mecburidir çünkü sosyal medya iletişimin birebir hale geldiği ve bunu gerçek hayatta olsa ancak dostlar, arkadaşlar arasında yaşayacağınız mecradır. Bu durumda arkadaşınıza gidip “Pazartesi sendromundan kurtul! Hayata güler yüzle bak…”, “Her Cuma olduğu gibi bu hafta da iyi bir hafta sonu dilerim” gibi zırvalar diyemeyeceğinize göre burada da demeniz münasip olmaz. Burası öğretmen, patron, kapı kapı pazarlama yapanlar gibi mesafeli ya da samimi olmayanlar için uygun bir yer değildir. Bu durumda aslında yeni nesil gençlerin iletişim rahatlığını düşününce onlar için uygun bir alan olduğunu düşünebiliriz.

Ancak sorun iletişimin kalitesindedir! İşte yaratıcı ekibin ellerine düşülen nokta burasıdır. Çünkü yaratıcı ekip okur, araştırır, seyreder, yeni akımları takip eder vs. Bu onlara geçmişte karşılaştıkları reklamcı abilerinden geçmiş bir mirastır. Oysa sosyal medyacıların geçmişte varolan sosyal medyacı abileri yoktur. Onlar kendilerini pat, diye bu işin içinde buluvermişlerdir. Bu yüzden de allah ne verdi ise yazarlar, çizerler. Burada da kurdun tuzağına düşmüş olurlar. Evet, yaratıcı ekip kurttur. Ajansta kendini gösteren her yeni kuzu onlar için bir avdır çünkü egolar tatmin edilmelidir. Olumsuzlamıyorum, bu yaratıcı ekibin kendini geliştirme yöntemlerinden de biridir ve gereklidir de.

Peki, kuzu olmaktan nasıl kurtulabilir sosyal medyacı? Eksikleri nelerdir? Öncelikle ayrı yazılan “de”leri ayrı yazarak başlayabiliriz. Bu işin şakası devam edelim…

Sosyal Medyacı her gün bir reklam yazarı gibi davranmalıdır. Eğer sıradan olmak istemiyorsa, ilgi çekmek, paylaşılmak isteniyorsa yapılması gereken budur. Bu durumda bir reklam yazarı bir konsept için günlerce kafa patlatıp ortaya bir eser koyarken, sosyal medyacı bunu her gün yapmalıdır. Bu mümkün müdür? Sosyal medyacının elinin altındaki bilgilere, kafasındaki elektrik akımlarına ve tabii ki yaratıcı damarını geliştirmek için neler yaptığına bağlıdır. Ama sosyal medyada iletişimi bu şekilde canlı tutmak tabii ki mümkündür. Bunu sağladıktan sonra reklam yazarına hava atılabilir…

Sadece yeni nesil akımlardan birinin kıyafetini giyip, sosyal medyacı gözlüğünü takarak tabii ki bu gerçekleşmeyecektir. Ya da “hey dostum, ajansın sahibi olabilirsin ama ben bu hayatta kimseyi takmadım. Seni de takmam!” bakışı pek işe yaramaz. Önemli olan gözlüğün arkasından bakan gözlerde parlayan ışıktır. Unutmamak gerek ajans patronları hala reklamcı abilerinin geleneğinden geliyorlar. Önem verilen şey kim olursan ol, yaratıcı zekadır.

Piyasada birçok kitap var. Fikir nasıl bulunur, iyi fikir bulma tekniği, nasıl reklam yazarı olunur vs. Her reklamcının öğütler verdiği, hayatını anlattığı ya da nasıl reklamcı olunur gibi kitaplarda söylenen ilk ya da son şey şudur “Kendini geliştirmelisin!”. Ama sana hangi kitabı okuman gerektiğini, neleri takip etmen gerektiğini söyleyen olmaz. Sana kitap oku dendiği için gidip ne kadar bestseller varsa alıp okursun. Faydası ne olur? Zaman geçer…

Sana “oku” denmiştir çünkü senin bilmen gereken ve dehanda yenilikler yaratacak şeyler buralardadır. Ama bu yüzeysel karakterlerin ve anlık olayların yaşandığı bestseller’larda ve aşk romanlarında olmaz. Ya da sadece pazarlama ve reklam kitaplarında okuduklarınla reklam yazarları ile baş edemezsin. Her karakterin psikolojisinin ince ayrıntıları ile yansıtıldığı, bambaşka betimlemelerle seni başka dünyalara götüren kitaplar senin için yeni bir dünya yaratırlar. En baştan başlayalım, eğer klasiklerdeki derin psikoloji ve karakter analizleri ile hiç tanışmamışsan sosyal medyacılığa 1-0 yenik başlamışsın demektir. Diğer yandan, biliyorum İstanbul’un ortasında bir reklam ajansındasın ancak senin hedef kitlen Anadolu’da; bu yüzden okuman gereken geçmiş ve bugüne dair Anadolu’yu ve insanını anlatan birçok Türk yazarın kitabı bulunuyor. Ve tabii ki bulunduğun coğrafyada tarihte neler olduğunu bilmiyorsan çevrende olup bitenler neden bu şekilde bunu da anlaman beklenmez. Bu birinci aşama, önce kendini daha sonra dünyayı anlaman gerek. Kişisel ve tarihsel olarak…

Reklam duygusal iştir, insana dair herhangi bir duyguyu yakalarsa iyi iş yapar. Sosyal medya ise hem insanlarla iletişimi canlı tutmak hem de farklılaşmak adına her gün bir başka duyguyu yakalamayı gerektirir.

Unutma, sosyal medyacının işi insanla ve yüzlerini görmediğin bu yüz binlerce insanla kurabileceğin ortak dili yakalamak zorundasın. Ve çoğu zaman sana sadece tek bir marka değil birkaç tanesini birden yönetmek düşer. Bu durumda onları tanıman ve hareketlerini bir adım öncesinde tahmin edebilmen gerekir. Ve hatta biriktirdiğin bilgiler onlara küçük jestler yapmanı da sağlar. Bir cümle ile onları bir roman kahramanı, tarihsel bir karakter, bir çizgi roman ya da sinema kahramanı haline getirebilir; komşu teyze ile kahve muhabbeti yapabilirsin.

Reklam duygusal iştir, insana dair herhangi bir duyguyu yakalarsa iyi iş yapar. Sosyal medya ise hem insanlarla iletişimi canlı tutmak hem de farklılaşmak adına her gün bir başka duyguyu yakalamayı gerektirir. Bu da tüm duyguları tanıyabilmek ve hissedebilmektir ki ancak okuyarak, seyrederek, dinleyerek olur.

İçerik Yaratım Sürecinde Sormanız Gereken Sorular

By | Business, content, DIGITAL, SOCIAL MEDIA | No Comments
  1. Markama ait olan hedef kitlenin özel ihtiyaçları nelerdir?
  2. Markama ait olan hedef kitlenin ortak hassas noktaları nelerdir? Hangi duygusal noktalardan uzak durmak, hangilerine yakın olmak gerekir?
  3. Hedef kitleye markamın özellikleri doğrultusunda nasıl yeni değerler, yeni bakış açıları ekleyebilir ve fayda sağlayabilirim?
  4. Markamın hangi hizmet ve ürünlerini ön plana çıkarmalıyım?
  5. Markamın yer aldığı sektördeki yenilikler neler? (ürünler, hizmetler, araştırmalar vs.)
  6. Bizi farklı kılan nedir ve rakiplerimizden ayrışmak için neler yapabiliriz?

Yaratıcı içerik pazarlama ile dijital dünyada potansiyel müşterilerinize etkili şekilde ulaşabilir ve etkileşim kurabilirsiniz. Bunun yolu ise doğru soruları sormakta…

7. Şirket ile ilgili bilgilerden, haberlerden ve gizli kalmış detaylardan hangileri insanların ilgisini çekebilir?
8. Varolan hedef kitle ile sürdürdüğümüz iletişimi nasıl güçlü ve sürdürülebilir hale getirebiliriz?
9. Hedef kitlemin ortak soruları nelerdir, bunları düzenli olarak takip ile listeleyebilir ve markam için faydalı bir bilgiveren haline gelebilmeliyim.
10. Daha önce yayınlanmış ve yorum, paylaşım getirmiş olan içerikleri nasıl yenileyebilir ve geliştirebilirim?
11. Markalarımızın amaçlarına ulaşması için nasıl yardımcı olabiliriz?
12. Marka değerlerimizin iletişimini nasıl daha efektif hale getirebiliriz?